esin_29
20-12-2007, 01:38 PM
"Haksızlık bu ama..." diyorum. Küçücük şeyler mutlu olmamıza yeterdi bizim. Kendi oyuncaklarımızı yapmamız için önümüze konan kumaş kırpıntıları, kıymıksız bir parça tahta, hatta limon kabuklarıyla dünyalar yaratırdık kendimize... Resimli masal kitaplariyla hayaller ülkesine yelkenler açardık hergün. Oysa bak... Çocuklar pilli oyuncaklarından bile haz almıyor şimdi... Masal kitaplarını bir kenara fırlatmış çoğu, ama uzay çağının eğlence araçları yetmiyor onlara.
Hayaller ülkesine yelken açmıyorlar görmüyor musun... Gerçek uçak biletleriyle gidebilecekleri ülkeleri istiyorlar... Ben, çamurdan pastamın, buluttan dondurmalarımın tadını bugün bile duyabiliyorum..Ama o zaman neden cocuklar artık Arife gecesi, bayram için alınan ayakkabılarını yatağın önüne koymuyor? Neden yeni giyisilerini sabah gözlerini açar açmaz ilk görecekleri yere asıp yatmıyorlar yataklarına? Ve neden güneşin ilk ışıklarıyla yataklarından fırlayıp "Merhaba" demiyorlar bayrama... Neden...
Şimdi önümdeki fotoğrafa bakıyorum, ucunu yakalayabildiğim bayram yerine... Ayni dedem, ayni babam gibi "Ah... " diyecek oluyorum, içimden bir ses; "Sus... Bayramlara birşey olduğu yok... Sen yaşlanıyorsun o kadar... yaşlandıkça ayni dilindeki tat alma zerrecikleri gibi ruhundakileri de yitiriyorsun küme küme... Sus... Yılları, bayramları suçlama..." diyor. Haklı olabilir mi?
Nerede o eski bayramlar, eski piyasalar" diyorum ayni rahmetlik dedem gibi... Başında kocaman kırmızı kurdeleli ve juponlu etekliğiyle küçücük bir çocuktum o zaman.Genc kızlar artık en yeni giysilerini giyip, kan kırmızı rujla boyadıkları dudaklarını büze büze piyasaya çıkmıyor aksamüstleri... Ve saçlarını bol biryantinle geriye yatırmıs takım elbiseli delikanlılar, bisikletleriyle dolanıp durmuyor etraflarında... Kac çocuk kaldı ki ağaçlarının yere düşen tohum kapsüllerinden parmaklarına "yüksükçük" yapıp oynayan? Kaç tanesi? Nineler kimlere "kocakarıcığın pastellilerini" anlatıyor geceleri?Galiba bayramlar aynıda değişen benim..!!
Geçti yıllar ah geç aydım
Anladım ki boşa gün saydım
Baka kaldım giden güne
Ben hep düne ait kaldım...
Esip geçtim, yağıp geçtim
Kaçırdım tez zamanları..
Pişmanlıklar, düşmanlıklar...
Bitmez dilimin amanları
Çocukluğum kavruk
Gençliğim savruk..!!
Yetişkinliğimden hiç hayır yok
Hayat kadere inat seni
Sil baştan yaşayacağım
Ahdım olsun...!!
Herkese şeker tadında Bir Bayram Dilerim..
Hayaller ülkesine yelken açmıyorlar görmüyor musun... Gerçek uçak biletleriyle gidebilecekleri ülkeleri istiyorlar... Ben, çamurdan pastamın, buluttan dondurmalarımın tadını bugün bile duyabiliyorum..Ama o zaman neden cocuklar artık Arife gecesi, bayram için alınan ayakkabılarını yatağın önüne koymuyor? Neden yeni giyisilerini sabah gözlerini açar açmaz ilk görecekleri yere asıp yatmıyorlar yataklarına? Ve neden güneşin ilk ışıklarıyla yataklarından fırlayıp "Merhaba" demiyorlar bayrama... Neden...
Şimdi önümdeki fotoğrafa bakıyorum, ucunu yakalayabildiğim bayram yerine... Ayni dedem, ayni babam gibi "Ah... " diyecek oluyorum, içimden bir ses; "Sus... Bayramlara birşey olduğu yok... Sen yaşlanıyorsun o kadar... yaşlandıkça ayni dilindeki tat alma zerrecikleri gibi ruhundakileri de yitiriyorsun küme küme... Sus... Yılları, bayramları suçlama..." diyor. Haklı olabilir mi?
Nerede o eski bayramlar, eski piyasalar" diyorum ayni rahmetlik dedem gibi... Başında kocaman kırmızı kurdeleli ve juponlu etekliğiyle küçücük bir çocuktum o zaman.Genc kızlar artık en yeni giysilerini giyip, kan kırmızı rujla boyadıkları dudaklarını büze büze piyasaya çıkmıyor aksamüstleri... Ve saçlarını bol biryantinle geriye yatırmıs takım elbiseli delikanlılar, bisikletleriyle dolanıp durmuyor etraflarında... Kac çocuk kaldı ki ağaçlarının yere düşen tohum kapsüllerinden parmaklarına "yüksükçük" yapıp oynayan? Kaç tanesi? Nineler kimlere "kocakarıcığın pastellilerini" anlatıyor geceleri?Galiba bayramlar aynıda değişen benim..!!
Geçti yıllar ah geç aydım
Anladım ki boşa gün saydım
Baka kaldım giden güne
Ben hep düne ait kaldım...
Esip geçtim, yağıp geçtim
Kaçırdım tez zamanları..
Pişmanlıklar, düşmanlıklar...
Bitmez dilimin amanları
Çocukluğum kavruk
Gençliğim savruk..!!
Yetişkinliğimden hiç hayır yok
Hayat kadere inat seni
Sil baştan yaşayacağım
Ahdım olsun...!!
Herkese şeker tadında Bir Bayram Dilerim..