PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Reflü nedir? > REFLÜ NEDİR? > Reflü Şikayetleri Nelerdir?



yaraligonul
15-12-2007, 03:42 PM
Reflü Şikayetleri Nelerdir?

Hastalarımızın en sıklıkla başvurduğu şikayet mide yanmasıdır.
Bunun yanında göğüste yanma ve ekşime,
Ağıza gelen acı bir tat,
Ağız kokusu,
Özellikle yemeklerden sonra ve tok karna yatıldığında geceleri rahatsız eden şişkinlik, geğirme ve boğulma hissi
Göğüste takılma ve sıkışma hissiyle birlikte kalbe baskı ve çarpıntı hissedilebiliyor.
Derin nefes almada güçlük çekilebiliyor.
İleri aşamalarda da;
kronik farenjit,
kronik sinüzit,
alerjik astım ve diş çürüklerine gidilen bir süreç yaşanabiliyor
www.reflunedir.com

9 ŞUBAT
15-12-2007, 03:51 PM
çagımızın yeni ortaya çıkan hastalıklarından biri olan reflu çok ciddi olarak ele alınması gereken bir sorun olup teknolojik gelişmenin getirdigi beslenme alışkanlıklarımızdan uzaklaşmamızın neticesidir , o sebeple hiç bir zaman kulturumuzu unutmamalı ve saglıklı olan yontemleri tercih etmeliyiz .

yaraligonul
15-12-2007, 04:06 PM
Reflü ve Alkol - Sigara

--------------------------------------------------------------------------------

Reflü ve Alkol - Sigara

Sigara ve tütün ürünleri kullanımı iki mekanizma ile reflüde artmaya nedendir. Alt ösafagus sfinkterinin işlev bozukluğu (kapatıcı mekanizma) reflü oluşumunda çok önemli bir faktördür. Sigara ve tütün ürünleri bu kas mekanizmasının kapanma basıncını düşürmekte ve fonksiyonunu bozabilmektedir. Diğer bir etki ise mide asit miktarını artırmasıdır. Her iki bir arada görüldüğünde reflü oluşumu çok kolaylaşır.

Alkol ve özellikle de mayalı içecekler (bira ve kırmızı şarap) reflüyü artırıcı etki gösterir. Alkol mide boşalımını geçiktirmekte, mide içi basıncının uzun süre yüksek kalmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda alt ösafagus sfinkterinin (kapatıcı kasının) basıncını düşürerek reflüyü çok kolaylaştırmaktadır
www.reflunedir.com

yaraligonul
15-12-2007, 04:09 PM
Reflü ve Obezite

Obezite (şişmanlık) ve reflü arasındaki ilişki bir çok bilimsel çalışma ile kanıtlanmıştır. Obezitede özellikle de morbid obezitede (hastalık düzeyinde obezite) reflünün daha sık görülmesinin birkaç nedeni vardır.

1. Reflünün en sık nedeni olan mide fıtığı obezitede normal kişilere göre çok daha sık görülmektedir.

2. Karın içindeki aşırı yağlanma karın içi boşluktaki basıncı çok arttırdığından (gebelik dönemine benzer şekilde) reflü oluşumu çok kolaylaşmaktadır.

3. Obezitenin oluşumunda nedensel etkisi olan beslenme bozuklukları reflüyü kolaylaştırmaktadır.

Obez kişilerde yemek borusu hareket bozuklukları normal kişilere oranla çok daha fazla (%35 ila 40) görülmektedir. Yemek borusu hareketindeki bozukluklar reflü oluşumuna direkt neden olabilmektedir.
www.reflunedir.com

yaraligonul
15-12-2007, 04:10 PM
Reflü ve Mide Ağrısı

Mide ağrısı günümüzde en sık doktora başvurma nedenlerinden biridir. Reflü hastalığı temelinde mide ile değil, diyafram ve yemek borusu ile ilintili bir hastalıktır. Ancak mide ağrısı reflü hastalarında çok sık dile getirilen bir yakınmadır. Reflüde mide ağrısının 3 kökeni vardır.

1. Eğer reflü mekanik kökenli ise değişik boyutlarda olan mide fıtığından kaynaklanır. Mide fıtığı diyaframda bir açılma-yırtılma olarak tanımlanır. Bu durumda midenin özellikle de yemekten sonra fıtık bölgesinde sıkışması mide ağrısı olarak algılanır. Mide ağrısı ile birlikte çarpıntı ve nefes yetmeme hissi olabilir.

2. Reflünün yarattığı yemek borusu hasarı ve yangısal tepki hemen yemek borusu-mide bileşkesinde olduğundan bu yangı mide ağrısı olarak algılanabilir.

3. Reflü yakınması olan hastalarda bir çok kez gastrit ve/veya ülser de olabilir. Böyle bir durumda mide ağrısının kökenini tanımlamak için gastroskopi mutlaka yapılmalıdır.
http://www.reflunedir.com/reflu_ve_mide_agrisi/

yaraligonul
15-12-2007, 04:11 PM
Reflü ve Mide Kanseri

Yaygın kanının tersine reflü ve mide arasında nedensel ilişki yoktur. Kronik reflünün neden olduğu hücresel değişimler (intestinal metaplazi – Barrett ösafagus) zamanında ve kalıcı şekilde tedavi edilmediği durumda yemek borusu kanseri riskini arttırır. Bu risk hücresel değişimin görülmediği kronik reflüde normalin 40 katı, Barrett ösafagus oluştuğunda ise normalin yaklaşık 120 katıdır. Reflü hastalarının kronik dönemde %10 ile %20’sinde Barrett ösafagus oluştuğu gözlenmiştir. Takiplerde ise yemek borusu kanseri oluşma riski %0,5/yıldır.

Mide kanseri riskini arttıran nedenler içinde kronik H.pylori enfeksiyonu öne çıkmaktadır. Ancak H.pylori enfeksiyonu çoğu kez midede asit salgılanmasını azalttığından genelde reflü yakınmalarının azalmasına yol açar.
http://www.reflunedir.com/reflu_ve_mide_kanseri/

yaraligonul
15-12-2007, 04:12 PM
--------------------------------------------------------------------------------

Endoskopik Reflü Tedavisi

Endoskopik reflü tedavisi en yeni tedavi yöntemidir. Endoskopik tedavi, ağızdan girilerek uygulanan ameliyatsız bir tedavi yontemidir. Özellikle cerrahi tedaviye sıcak bakmayan reflü hastlarında uygulanan endoskopik tedavi yonteminin bazı sınırlamaları vardır;
* 18 yaşından küçük hastalara
* Gebe hastalara
* 2 cm. üzerınde mide fıtığı olan hastalara
* Yemek borusu ileri derecede tahriş olan hastalara (Grade 3-4)
* Yemek borusunda hücresel değişime varan tahriş bulunan hastalara
* Akalazyası olan hastalara
Endoskopik reflü tedavisi önerilmez.

Gatekeeper endocinch ve enteryx başarısız ve /veya kabul edilemez yan etkiler nedeni ile terk edildi.Stretta yöntemi ise hem beklenen başarıyı yakalayamadı hem de ürertici firmanın geleceği belirsiz.Son beş yılda geliştirilen yöntemler içinde Plicator teknolojisi etkinliği ile ön plana çıktı.

Plicator Türkiyede ilk kez Kadıköy Şifa Hastanesi Reflü Merkezinde Dr.Levent Eminoğlu tarafından uygulandı.

Plicator nedir?
Plicator aslında uzun süredir kronik reflünün kalıcı sağıltımında altın standart olan laparoskopik cerrahide yapılan onarımı daha az girişimsel bir yöntem olan endoskopi yolu ile taklit etmek esasına dayanıyor.
2007 yılında 5 yıllık sonuçları açıklanan ve 5 yıl sonunda antireflü etkinliğini koruduğu ortaya kondu.Endoskopik olarak yapılan kontrol sonrasında Plicator cihazı ile girilerek mide kapak mekanizmasında ki yapısal bozukluk mide içinden konulan bir yada iki dikiş ile onarılıyor.

İşlem nasıl uygulanıyor?
Plicator işlemi sırasında genel anestezi gerekmiyor.Bilinçli sedasyon denilen hastanın işlem sırasında bir şey hissetmediği ve hatırlamadığı, sonrasında 20 dakikalık dinlenme ile uyandığı bir yöntem kullanılıyor.Hasta işlen sonrasında 2-3 saat dinlendiriliyor.sonrasında evine gönderilen hasta 24 saat boyunca sıvı diyet uyguluyor .sonraki 48 saat püre kıvamında yiyecekler alıyor ve sonrasında kademeli olarak normal gıdaya geçiliyor.İşlemden bir gün sonra hasta olağan günlük yaşamına dönebiliyor.İşlem sonrasında birkaç gün içinde kendiliğinden geçmek üzere boğaz ağrısı (% 21) karında şişkinlik (%11) göğüste ağrı (%9) omuz ağrısı (%5) bulantı (%3) görülebiliyor.Bu etkilerin olmaması için ilaç önlemleri düzenleniyor.

Kimlere yapılabilir?
Plicator işlemi
1) Uzun süredir reflüsü olan, ilaç ile rahatlayan ancak yakınmaları tekrar eden, uzun süre ilaca bağımlı olmak istemeyen
2) Mide fıtığı en fazla 3 cm olan
3) İleri evre (evre 3-4 ) yemek borusu hasarı gelişmemiş olan
4) Barrett ösofagus denilen hücresel değişim olmamış olan
5) 18 yaşından büyük hastalarda uygundur.

Başarısı nedir?
Plicator uygulamasının 5 yıllık sonuçları işlemin etkinliğini beş yıl sonunda da koruduğunu ve yaklaşık % 70 başarı sağladığını ve koruduğunu göteriyor.Amerikan ilaç ve gıda dairesinin(FDA) 2 dikiş konulmasına izin vermesinin ardından bu başarını % 80 düzeyinde olması bekleniyor.

Geri döşümsüz müdür?
Plicator yöntemi yine endoskopik olarak geri döndürülebilir bir yöntemdir. Ayrıca, ilerleyen dönemlerde gereksinim olması durumunda önceden Plicator işlemi yapılmış olan hastalara Laparoskopik Nissen operasyonu güvenle uygulanabilir.

http://www.reflunedir.com/endoskopik_reflu_tedavisi

Hiç
16-12-2007, 03:10 AM
reflunun onemli kaynaklarından biri de strestir.

9 ŞUBAT
23-03-2008, 03:31 PM
Boğazda takılma ve yabancı bir madde varmış hissi, yutkunma güçlüğü, sık boğaz ağrısı, aralıklı veya sürekli ses kısıklığı ve diğer ses problemleri, boğazda yabancı bir madde veya şişlik varmış hissine bağlı sık sık boğaz temizleme alışkanlığı ve nedeni bulunamayan müzmin öksürüğün reflünün habercisi olabileceği bildirildi.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabri Uslu, "ağız boşluğunun arka kısmındaki 'yutak' denilen bölgenin doku şişkinliği" olarak adlandırılan faranjitin, sadece mikroplara bağlı olarak ortaya çıkmadığını, sigara, hava kirliliği ve geniz akıntısının da hastalığın nedenleri arasında bulunduğunu bildirdi.

Gözden kaçan bir diğer faktörün de tıp alanında "larengo farengeal reflü" denilen bir hastalık olduğuna işaret eden Uslu, mide içeriğinin aralıklı olarak yemek borusuna ve daha üst bölgelere kaçarak rahatsızlık yarattığı bu hastalıkta, belirtilerin hastaların önemli bir kısmında midede değil, dolaylı şekilde ortaya çıktığını söyledi.

Belirtilerin midede ortaya çıkmamasının nedeninin, tahrişe yol açan asidin yemek borusunda çok uzun süre kalmamasından kaynaklandığını kaydeden Uslu, "Ancak asit, daha hassas olan gırtlak ve boğaza yükseldiğinde bu bölgeler kolayca tahriş olur.

Bunun sonucunda da mide ve yemek borusuyla ilgili şikayetler olmadan ses ve boğazla ilgili şikayetler ortaya çıkar" diye konuştu.

Uslu, "Boğazda takılma ve yabancı bir madde varmış hissi, yutkunma güçlüğü, sık boğaz ağrısı, aralıklı veya sürekli ses kısıklığı ve diğer ses problemleri, boğazda yabancı bir madde veya şişlik varmış hissine bağlı sık sık boğaz temizleme alışkanlığı, nedeni bulunamayan müzmin öksürük reflünün habercisidir" uyarısında bulundu.

Hastalığın tespiti için tam bir kulak, burun, boğaz muayenesi gerektiğini bildiren Uslu, "Bu muayenede elde edilen bazı bilgiler hastalık konusunda ip uçları verir" dedi.

Tedavinin çoğu kez gastroenteroloji bölümüyle birlikte düzenlendiğini belirten Uslu şunları kaydetti:

"Hastalara ilaç tedavisinin yanı sıra kahve, çay, kafeinli-kolalı meşrubatlar, çikolata, baharatlı, yağlı ve acılı gıdalardan uzak durulması, çiğ sarımsak, soğan ve midede yanmaya yol açan besinlerin tüketilmemesi, az ve sık beslenilerek midedeki gerginlik ve asit salgısının azaltılması, varsa fazla kilolardan kurtulunması, sigara ve alkol kullanılmaması, bol su içilmesi, yemekten hemen sonra yatılmaması önerilir."

cnnturk.

Gümüş
23-03-2008, 08:10 PM
Midenizdeki yanma reflu olabilir
Ege Universitesi Tip Fakultesi Gastroenteroloji Ana Bilim Dali Ogretim Uyesi Prof. Dr. Serhat Bor, Turkiye`de 8-9 milyon kiside reflu hastaliginin bulundugunu, her 3-4 obez kisiden birinde de reflu hastaligi goruldugunu belirtti. Buna gore vucut kitle endeksi arttikca reflu hastaligi sikligi da artiyor. Zayif kisilerde ise bu oran sekizde bire dusuyor.

YANMA VE AGRI
Reflu hastaliginin mide asidinin yemek borusuna kacisi sonucu olustugunu ve hastalarda mideden gogus kemigi boyunca yukari yayilan bir yanma ve yemeklerin veya aci suyun agza gelmesi gibi sikayetlere yol actigini ifade eden Bor, su bilgiyi verdi: ``Yapilan calismalar bu hastaligin her 5 eriskinden birisinde bulundugunu ortaya koymaktadir. Bu nedenle hastalik gelismis ulkelerde tibbin en yaygin kronik hastaliklarindan birisi olarak kabul edilmektedir. Izmir`de yaptigimiz bir calismada hastaliga eriskinlerde yuzde 20 oraninda rastlandigini gozledik. Bu sonuclardan yola cikarak ulkemizde 8-9 milyon kisinin reflu hastasi oldugunu soyleyebiliriz.``

DAR GIYSILER GIYMEYIN
Obezite sorunu yasayanlarin zayif gorunmek icin giydikleri dar giysilerin de hastaligi tetikleyebildigine dikkati ceken Bor, ``Zayiflamak icin az yagli yemek yenilmesi gerekmektedir. Cunku yag, yemek borusu alt ucundaki kapagin basincini azaltarak refluyu arttirir`` aciklamasini yapti.

Tedavi nasil olmali?
Hastalarin, asitli yiyeceklerden, kahveden, domatesli gidalardan kacinmalari gerekiyor. Ek olarak bazi ilaclar onerilebiliyor. Ilac tedavisi ile reflusu kontrol edilemeyenlere cerrahi uygulaniyor. Karinda birkac adet milimetrik delik acarak yutma borusunun alt ucuna bir `hokka` mekanizmasi yapiliyor. Nasil murekkep hokkasini ters cevirdigimizde murekkep dokulmuyorsa bu ameliyati olduktan sonra da mideden yukari dogru kacak olmuyor.
Gunes